|
İHÇ Köşesi
ÜYELERE PEŞKEŞ
Özellikle son 7-8 yıl Türkiye'miz için fevkalade başarılı geçmiştir. Sanayi'miz beklenmedik şekilde gelişmiş ihracatımız inanılmaz boyutlarda artmıştır. Dünyayı olumsuz yönde etkileyen büyük ekonomik kriz ülkemizde neredeyse hissedilmemiştir. On yıl evvel iflas eden bankacılığımız şu anda Avrupa'nın ve hatta dünyanın gözdesidir. İşsiz insanımızın sayısı hızla gerileyerek ilk defa %10 ların altına düşmüştür. Dar gelirli dışında halkın çoğunluğu daha şık ve gösterişli giyinmekte, yıllık izinlerinde hem yurt içi hem de yurt dışı seyahatler yapabilmekte ve tatillerini ailece değerlendirebilmektedir. Son 8 yılda lüks otel ve turist sayısında beklenmedik artışlarla dünya rekorları kırılmıştır. Ege ve Akdeniz kıyılarındaki otellerimiz dünyanın her ülkesinden gelen turistleri ağırlamakta ve tamamını memnun ve mütebessim uğurlamaktadır.
Yurt dışında, özellikle İngiltere'de kimliğinizi öğrenenler; Antalya'dan, Çeşme'den, Boğaz'dan bahsetmekte, Türkiye'nin bir lezzet ülkesi olduğunu, giyim kuşamın çok ucuz olduğunu, ilk fırsatta Türkiye'de bir ev alacağını ve yerleşeceğini söylemektedir.
Evet son yıllarda ülkemiz sosyal yaşantı, kültürel ve ekonomik gelişmede dünyanın en müreffeh ülkelerinin önemli bir kısmının önüne geçmiştir.
Ancak yarışçılığımız son sekiz on yılda büyük bir hızla gerilemiştir ve bir türlü geri vitesten çıkamamaktadır. Nedenleri üzerinde kitaplar yazılır ama; gerçeği görmezden gelen bakanlık üst düzey yöneticilerinin, müsteşar ve yardımcılarının, hukuk işlerinin, teftiş kurulunun, Yüksek Komiserler Kurulunun ve paramutuel gibi yarışçılığın en temel unsurunu devrettikleri TJK nün yanlış yönetimleri yarışçılığımızı batağa sürüklemiştir.
Bu sistemden, bu kurumlardan bu kişilerden hiçbir umudum yok ama yine de temenni edelim, 2012 ve gelecek yıllarda bir mucize olsun ve Türk Yarışçılığı iyi niyetli ve işi bilen yöneticilere kavuşsun.
Bütçe müzakerelerinin yapıldığı toplantıdaki TJK Üyelerinin konuşmaları, camiadan saklanan bir çok gerçeği ve TJK ÜYELERİNE çekilen PEŞKEŞ‘ leri açığa çıkarmıştır:
1-TJK İktisadi İşletmeleri tarafından kullanılan devlet haralarındaki kısrakların %70 ten fazlası TJK Üyelerine aittir.
2-TJK tarafından işletilen Devlet Haralarının zararı TJK Üyelerine ait atların UCUZA bakılmasından kaynaklanmaktadır.
3-Üyelerin tavsiyesiyle işe alınan şişirilmiş kadrolar, bakanlık ve TJK ortak heyetlerinin BİRLİKTE çalışmaları ile ve “açıklanmayan rakamlara” mübayaa edilmiş aygırlar (*1) ve yarış gelirleriyle örtülmüş zararlar, gerçekte at sahiplerinin ve yetiştiricilerin sırtına yüklenmektedir.
Bknz: Yarış Dünyası 25 Aralık 2011 Sayı 928
Bahse-konu toplantının iç açıcı tarafı, genç üye Levent Sarıkaya ve dobracı Can Güven'in konuşmalarıdır. Doğrusu içime su serptiler teşekkürler. Diğerleri ve “bakan adına” konuşmacı ise camianın “ensesini kararttı” herhalde!..
ÇADIRDAN İYİDİR
İki üç hafta evvel açılışı yapılan “satış yeri” aslında samanlık olarak düşünülmüş olsa gerek. Karşılıklı “ilçe tipi tribün” ilavesiyle oluşturulmuş kapalı satış yeri, pek tabii ki çadırdan çok daha iyiydi. Ancak böylesine uydurma bir yerin, yarışotoritesini temsil eden bir Bakan tarafından bir saate yakın süren ve kurbanlarla takviyeli içeriği anlaşılamayan bir konuşmayla açılması, bize özgü bir tarz olsa gerek.
Ve bu uydurmanın açılışı Sayın Başbakanınkileri şaibeliyor.
Acaba TV de gördüklerimiz de böyle mi? diye düşünmez mi insanlar?
Bence Sayın Bakanın yaptığı, bu günkü Hükümete, Bakanlar Kuruluna ve başarılarına “gölge”!
Kapalı Sistem Faaliyet'ler ve yarışçılıktan bihaber Bakanlık ve Temsilcileriyle çamura battıkça batıyoruz.
Yarışçılığımızı kimin yönettiği camianın meçhulünde.
Bakanlığı temsil edenler konu hakkında en ufak bilgi sahibi değiller.
Otoritelerini ancak “masaya vurarak” ve “bağırarak” duyurmak istiyorlar ve şimdilik başarıyorlar.
Bol bol da atmasyon yönetmelikler icad ederek!..
Son olarak geçen hafta, Yarış Müessesesi TJK'nün üyelerine mahsus “Bütçe Müzakereleri Toplantısı”nda, huzurdaki üyelerin müsaadesine başvurulmadan, bakan veya bakanlık adına konuşmalar yapılması, BASKI ve ORTAK YÖNETİM iddialarımızı apaçık kanıtlamaktadır.
Türk Yarışçılığını, Bakanlık yani OTORİTE ve “ZAMANLA SINIRLI” anlaşmalı TJK, müştereken yönetmektedir. Mezkur toplantıda yapılan manasız, mantıksız ve gayesiz konuşmalar Türk Yarışçılığının içinde bulunduğu garip ve acıklı durumu apaçık sergilemektedir.
İstanbul ve Adana şeref tribünlerine harcanacak 8-10 milyon lira ikramiyelerden kesilecektir.
Yani; at sahibi, antrenör, jokey ve seyislerden. Yazık!.. (nerelere sarfedileceğini göreceğiz)
Birçok ülkelerde organize edilen Asya Yarışçılık Konferansları'na iştirak ettim. Hiçbir ülkede gösterişe yönelik bir harcama ve çaba görmedim. Türkiye'de yapılan Asya Atçılık Konferanslarında yapılan “lüzumsuz harcamalar” ve “olduğundan fazla görünme” hevesi, misafirleri güldürmekten başka neye yarar ki? Türkiye'de yapılan organizasyonların ardından; harcanan astronomik paralara rağmen organizasyonun hiç de planlandığı gibi yapılmadığı ve paraların nerelere gittiği, nerelere sarfedildiği cevapsız bir soru olarak ortada kalmaktadır.
(devamı haftaya)
Saygılarımla,
|



